Pırlanta Tarihi ve Mitoloji

Pırlanta Tarihi ve Mitoloji

 

ELMAS VADİSİ;

elmas vadisi

Elmas vadisi

 

“İskitlerin çöllerinde sarp kayalıklarla çevrilmiş engebeli dağların eteklerinde derin bir vadi bulunur. Dağ zirvesinden vadi tabanına kadar görmeyi imkansızlaştıran ağır bir sis hakimdir. Vadi tabanında elmaslar serpilmiştir ve insan elinin ulaşmaması için bakışları zehirli devasa yılanlar tarafından korunmaktadırlar. Hiç kimse onlara baktıktan sonra canlı kalamaz. Yılanların güçleri karşılarındaki kişi ölene kadar kalmaktadır, kişi öldükten sonra ise yılanların güçleri kaybolur.”

Büyük İskendervadiye ulaşabilmek için büyük birayna yaptırarak vadiye bunu yerleştirir. Canavar yılanlar ölümcül bakışları ile saldırdıklarında kendi görüntüleri ile karşılaşırlar ve o anda ölürler.

Ancak Büyük İskender elmasları toplamak istediğinde hiç kimse vadiye inmek istemez. Yaşlılar Konseyi ona bir koyun kurban etmesini ve onun etinin parçalarını vadi tabanına atmasını öğütler. Et parçalarına elmaslar yapışarak, etler için gelen kartallar ile elmaslar vadiden yukarı çıkarılmış olur. Büyük İskender adamlarına kartalları avlayarak elmasları getirmelerini emreder böylece elmaslar ele geçirilir.

 

Elmasların varlığı çok eski zamanlardan beri bilinmektedir ve birçok medeniyet tarafından kullanılmıştır. 18.yüzyıla kadar elmasın tek kaynağı olan Hindistan’da M.Ö. 800 yılından beri elmasın varlığı bilinmektedir. Ayrıca elmasın tarihine dair en erken bulunmuş inandırıcı gösterge de Hindistan’da bulunmaktadır. 1905’de Athasastra, tarihlendirmesi M.Ö. 4.yüzyıl olan bir Sanskrit el yazması keşfedilmiş ve bu el yazmasının adı “Kazanç Dersi” olarak farklı dillere çevrilmiştir.

Böyle bakıldığında elmasın sadece iyi bilindiğine dair bir izlenim oluşabilir ancak elmas üzerine ayrıca gelişen bir ticaret söz konusu olmaktadır. Elmas ayrıca süsleme amacıyla ve tanrılara hediye sunmak amacıyla da kullanılmıştır. Beyaz elmaslar dünyada fırtınalar, şimşekler ve yıldırımlar ile hayat bulduğuna inanılan, Tanrı İndra’ya adanmıştır. Siyah taşlar ise ölülerin Tanrısı Yama’ya adanmışlardır.

Klasik Yunan literatüründe zapt edilemez, evcilleştirilemez anlamına gelen ‘adamas’ sözü bulunmuş fakat hiçbir yerde bu kelimenin elması belirttiğine dair bir ize rastlanmamıştır. Sadece M.S. l.yüzyılda Ata Pliny bu kelimeyi bağımsız bir isim olarak elması belirtmek için kullanmıştır. Tevrat da elmasın eski dönemlerdeki varlığına ayrı bir kanıt sunmaktadır. Bir Musevi kelimesi ‘Jahalom’ (halom = çekiçle vurmak) yüksek sertliği ile çekiç olarak kullanılan bir taşı belirtmek için kullanılmıştır. Yalnız burada dikkat edilmesi gereken durum sadece 17.yüzyılda ‘jahalom’ elması belirterek başka dillere çevrilmiştir. Orijinal metinde aynı anlamı taşıyıp taşımadığı hala bilinememektedir.

oktahedron kristal formu

oktahedron kristal formu

Elmasın oktahedron formu , saflığı, rengi ve gökkuşağı rengindeki parıltıları kesinlikle insanların ilgisini çekmesinin temel nedenleridir. Ayrıca elmasın yüksek sertliği de önemli nedenlerden biridir. Fakat gerçekte nadir bulunması, sihirli ve mistik güçleri bu değerli taşlara geçmişte büyük değerler kazandırmıştır. Hristiyanlığın yayılmasıyla bazı mitler batıl inanç olarak değerlendirilmiş ve elmas büyük miktarda değer kaybetmiştir.

16. yüzyılda ise yeni gelişen teknoloji sayesinde elmas yine eski önemine kavuşmuştur.

18. yüzyıl civarlarında Hindistan madenleri artık tükenmeye yaklaşmıştır. Bu dönemde ayrıca Brezilya’daki kaynaklar keşfedilmiştir. Bu kaynağın bulunması ile birlikte ciddi bir miktarda ham elmas diğer yerlere de olduğu gibi Antwerp’e de ulaşmaya başlamıştır.

Güney Afrika’da madenlerin bulunmasyla birlikte (1866), dünyaca bilinen De Beers madencilik karteli çalışmaya başlamış ve büyük miktarda maden arama çalışması ve kullanım mümkün olmuştur. Güney Afrika’daki keşifler ile oradan gelen bu ham elmas akını Antwerp’in dünyanın en büyük elmas merkezi konumuna ulaşmasındaki en önemli etkendir. Koşulların birbiri ardına sıralanması ile Antwerp’deki elmas ticareti İkinci Dünya Savaşı ardından hiç olmadığı kadar gelişme göstermiştir. Bu gelişme günümüzde de aynı seviyede seyretmektedir.

ELMAS NEDİR ?
PIRLANTA NEDİR ?

1.1.        Mineroloji ve kristal yapı

pırlanta tetrahedron kristal yapısında karbon atomları

pırlanta tetrahedron kristal yapısında karbon atomları

Elmas, kristal yapıda bulunan bir mineraldir ve saf karbon (C) atomundan oluşmaktadır. Mükemmel bir elmasın kristal kafes yapısı karbonların tetrahedron oluşturması ile meydana gelir. Her karbon atomu tetrahedronun merkezinde bulunur ve tepe noktalarını ve diğer noktalarda da başka karbon atomları bulunmaktadır. Bütün tetrahedron 3 boyutlu bir haldedir ve kimya dünyasının en güçlü atomik bağı olan kovalent bağlarla birbirlerine bağlanmışlardır.

Bu güçlü bağları koparmak için çok büyük miktarda enerji gereklidir. Elmasın yüksek sertliği gibi bütün olağanüstü özellikleri bu iç yapıdan kaynaklanmaktadır.

Grafit de karbonun başka bir kristalize formudur. Bu mineralin hegzagonal bir kristal yapısı vardır, bu nedenle elmasla kıyaslandığında iki boyutludur. Bu durum iki mineral arasında en büyük farktır.

Grafitin Hegzonagal kristal yapısın da karbon atomları

Grafitin Hegzonagal kristal yapısın da karbon atomları

Grafit birbirine zayıf elektriksel bağlarla bağlanmış karbon ‘plakalarından oluşmaktadır . Bu bağları koparmak için çok az bir kuvvet yeterlidir, ham grafitten yapılan kurşun kalem ucu bu duruma bir örnektir.

 Lonstaleit olarak bilinen başka bir nadir elmas çeşidi sadece ABD Arizona’daki Barringer kraterinde (meteor krateri) bulunmaktadır. Bu elması n hegzagonal formudur ve dünyaya çarpan bir meteorun içerisinde oluşmuştur. Çarpma sırasında oluşan basınç ve sıcaklık etkisiyle grafitin kendi hegzagonal yapısını koruyarak elmasa dönüştüğü düşünülmektedir.

 

1.2. Pırlanta da en çok bilinen kristal yapılar

Doğada elmas birçok kristal formda oluşabilir. Normal şartlar altında, elmas kübik kristal sisteminde en çok bilinen kristal yapısı oktahedron ile birlikte meydana gelir. Daha sonra kübik sistem rombik dodekahedron ile birlikte oluşur. Daha nadir bulunan yüzey yapıları ise trisoktahedron, hekzoctahedron, tetrahedron yapılarıdır. Görünür kristalin formdaki elmaslarda olduğu gibi ikizlenmeler de göze çarpmaktadır. Cullinan elması (3.106 karat) gibi büyük elmaslar da bu kategoriye girmektedir ki bu taş, bu güne dek değerli taş kalitesinde ele geçen en büyük elmastır.

Elmas kristalleri çekirdeksiz olarak tabaka tabaka eşit büyüme gösterirler. Bunun sonucu olarak kademelerle gelişen bir kristalin büyümesi, bir soğanın büyümesi ile kıyaslanabilir. Bir elmas ortadan ikiye bölündüğünde veya parlatıldığında bu katmanları paralel çizgiler olarak gözlemlemek mümkündür. Bu çizgiler ‘büyüme çizgileri veya ‘damarlaşma’ olarakda adlandırılır.

Ham elmas kristalinin oktahedron şekli en ideal formudur ve ancak optimum kristal büyüme şartları sağlandığında oluşmaktadır. Büyüme prosesi genellikle mükemmel oluşum göstermez ve büyüme periyotları resorpsiyon periyotları ile birbiri ardına oluşmaktadırlar, yani daha önceki büyümüş kristalin çözünmesi ile bir arada oluşur. Bunun sonucu olarak kristalin yüzeyde küçük basamakçıklar ve keskin faset kenarları fark edilebilir duruma gelmektedir.

Oktahedron dışında çok fazla sayıda kristal yapısı gözlemlenebilir. Bunlardan bazıları, bu kristal yapıları, kristal yüzeylerinin ve faset kenarlarının tekrar emilimi ile farklı kristallerin oluşmasını sağlamalarıyla meydana gelmektedirler.

ideal form da oktohedronlar

ideal form da oktohedronlar

Ham elmas kristallerinin yüzeylerinde, trigonlar olarak adlandırılan üçgen şekillere bazen rastlanabilir . Bunlar sadece iç büyüme prosesinin gözlenebildiği oktahedral yüzeylerde bulunabilmektedirler. Bu yapıların tekrar emilim prosesiyle mi(”aşındırma”), ya da doğal büyüme prosesiyle mi oluştuğu hala net olarak bilinememektedir. Elmas kesici için elmasın büyüme çizgilerinin yönleri ona kesme prosesi sırasında yol göstermektedir.Aşınma figürleri çok farklı formlarda meydana gelebilir.

 

1.3.        İkizlenmeler

Ham bir elmas parçası tek kristallerden oluşmak yerine birleşik bir yapı oluştururlar ve bu yapılar “pollkrlstalln yapı” olarak adlandırılır. Bu yapıları daha sonradan “kontak ikizleri” ve “penetrasyon ikizleri” olarak ikiye ayırabiliriz..

Elmas içerisindeki kontak ikizlenmeleri genellikle oktohedral yüzeyde ikizlenmeler içerirler. Bu yapılar iki farklı kristalin karbona aşırı doymuş bir ortamda oluşmaya başlaması ile oluşmaktadırlar. Bu ikizler “macles” olarak da bilinmektedir ve genellikle basık bir karakter gösterirler.

Penetrasyon ikizleri birbiri içerisinde büyüyerek genellikle aynı ikizlenmiş ekseni paylaşırlar. Böylesi ikizlenmeler kesildiğinde sertliklerindeki farklılıktan dolayı arakesitten çıkan iki tek parça “yüzeysel büyüme çizgileri” veya “düğüm çizgileri” genellikle mikroskopta veya lupta görülebilir durumdadırlar.

 

 

 

Etiketler: , ,

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>