Yaratıcı ve Bir O Kadar Romantik… Kuma Yansıyan Aşk
Kuma Yansıyan Aşk

Yaratıcı ve Bir O Kadar Romantik… Kuma Yansıyan Aşk

O hafta sonu, bizim için bir ritüel haline gelen, nişanlımın ailesinin kiraladığı deniz kenarındaki eve gitmemizle başladı. Fakat planladığım sürpriz bu ritüeli bozacak cinstendi.

Ben maket, mobilya gibi inşa edilerek oluşturulan şeylerle uğraşmaya bayılırım. Nişanlım da bu tür uğraşlarımda bana yardımcı olur ve aslında o olmadan hiçbir projemi bitiremeyeceğimi söyleyerek bana takılır.

O gün yeni projeme başladım. Projem, X formu oluşturacak şekilde birbirine çapraz duran iki anahtarı tutan bir kaideydi. Anahtarlar akrilik tabakadan yapılmıştı ve kaideye çapraz olarak yerleştirildiğinde üzerinde “Benimle evlenir misin?” yazısını ortaya çıkaran oymalar vardı. Hatta güneş batarken ortaya çıkan doğru açıdaki ışınlar ve yaratacakları gölgelerle bu yazı kumun üzerine, tam ayaklarının önüne yansıyacaktı.

İnşamı onun önünde yaptım ve ne yaptığıma dair en ufak bir fikri yoktu. Zaten anahtarlar ayrıyken yazı anlaşılmıyordu. Her şeyin yolunda gitmesi için tüm ayarlamaları yaptım. Kontrolüm dışında olan tek şey havaydı, onun için de bol bol dua ettim.

Ve büyük gün…

Kötü haber: Hava %40 ihtimalle yağışlı olacaktı. Sabah ve öğlenin erken saatleri güneşli geçti. Benim ihtiyacım olan uygun ışık açısı için 17:00 civarında da havanın bu şekilde açık olmasıydı. 16:30 civarında nişanlım evde biraz uzanmaya karar verdi. O sırada istediğim gün ışığını yakaladım ama kocaman bir bulut yaklaşıyordu. Bir şans istemiştim ve işte şans!

Nişanlımın ailesinden 10 dakika sonra onu uyandırmalarını ve kumsalda mutlaka gömesi gereken bir şey bulduğumu söylemelerini rica ettim. Onlar da nişanlımın ardından kamerayla gelecek ve teklifimi kaydedeceklerdi.

Her şey hazırdı. Işık çok iyi değildi ama iş görürdü.

Ve geldiler. Projemin hemen yanına hayatımın kadınının önünde diz çöktüm ve “ Projeyi bitirdik ama yardımın lazım.” dedim. Yardım etmediği için bir yerde takıldığımı, tek başıma yapamadığımı çünkü bu hayatta onsuz hiçbir şey yapmak istemediğimi söyledim. Anahtarın birini o aldı diğerini ben ve üçe kadar sayıp kaideye yerleştirdik. Yazı çok net bir şekilde oluştu.

Elleriyle ağzını kapadı ve o kocaman güneş gözlüklerine rağmen yanağından süzülen gözyaşlarını gördüm. Mutluluk gözyaşlarını… Yüzük kutusunu cebimden çıkardım. (Günlerce süren yorucu araştırmalarımın ardından parmağında harika duracağına inandığım bir tektaş pırlanta almıştım.) İsterse artık ayağa kalkabileceğimi söyledim. Başını hayır anlamında salladı. Kutuyu açtım ve “Benimle evlenir misin?” dedim. Tabi ki “Evet” dedi. Herkes sevinçle bağırmaya başladı.

İşte o an, hayatımızın en mutlu anıydı.

Etiketler: , ,

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>